WHO THE FUCK IS PHIL KLEIN?

Phil Klein’ın elektro tutkusu ilk kez ‘82 yılında başlar. Korku filmi meraklısı ve çocukluğundan bu yana robotların varlığına kuşkusuz inanan Klein, aynı zamanda koyu bir Frank Herbert hayranı. Ona müzisyen olma gücünü ilk veren ise, hala kendine örnek aldığı Dynamix II. ‘86 yılında DJ’lik yapmaya başlayan Klein’ı, Dynamix II Records ‘93 yılında Cybernet Systems adıyla keşfeder. Dynamix II Records’un “Electro Bass Complation”ında adını ilk kez duyuran Klein, Dynamix II ile uzun süre remikslenen ve unutulmayan ‘We Are Borg’ parçasını yaparlar. ‘96 yılında kendi label’ı Battle Trax’i kuran Klein, Cybernet Systems albümlerini de kendi label’ından çıkarır. “Cybernizm”, “The Borg”, “Robot Movement”, “Roboticist” ve “Borganizm” adında beş albüm çıkardıktan sonra Bass Junkie adıyla yeni bir “bass” sound’una doğru yönelir. ‘We Are Borg’un çıkışı ile edmx tarafından da keşfedilen Klein, Breaking Records ile takılmaya başlar. Burada kendisi gibi siber dünyada yaşadığına inanan bir sürü DJ ile tanışır. Bir yandan da Dynamix II’dan Scott Weiser ile sıkı bir müzikal bağı olan Klein, beraber IBM yani “Industrial Bass Machine” grubunu kurarlar. Joey Boy Records’tan “A Taste of Armageddon” albümünü beraber çıkardıktan sonra en son 2003 yılında Cyberian Knights Records ile anlaşarak “Devastate The Planet” albümünü çıkarırlar.

Bugün kendi siber dünyasında “bass” sound’u ile mutluluğu yakalayan Phil Klein, insanlara korkutucu bir ifadeyle sesleniyor: “Beware of my bass machine!”…

bstp: Bir süre edmx’in label’ı Breaking Records ile çalıştın. Sanırım Breaking Records’la en büyük ortak noktan da “bas”.

Phil Klein: Evet haklısın. Açıkçası bence müzikte bas çok önemli. Çünkü bas, sizin bir müziği fiziksel olarak hissetmenizi sağlıyor ve baslar dışında hiçbir frekans bunu başaramaz. Bence bir parçayı tamamen sürükleyen de kesinlikle bastır. Hatta büyük konuşmak gerekirse, bas olmadan müzikte hiçbir şeyin bir anlamı yok. Benim müzikal ideolojim ise müziğin duyulmasını sağlamak ve herhangi biriyle uzlaşmak için sound’unu değiştirmemek olduğu için sanırım bas konusunda bu kadar takıntılıyım.

bstp: Peki sonra Battle Trax label’ını kurmaya nasıl karar verdin?

Klein: Battle Trax, aslında kayıt anlaşması yapmadan kendi oluşturduğum basit parçaları yayınlamak için kuruldu. Bu aşamadan daha ileriye de gitmedi. Battle Trax’ten yılda sadece bir ya da iki albüm çıkartıyorum o kadar. Açıkçası herhangi bir albüm yapmak istediğimde elimin altında Battle Trax gibi bir label’ımın olmasını seviyorum. Böylece yaptığım şeyleri yayınlaması için kimseye ihtiyacım olmuyor. Kız kardeşimle beraber kurduğumuz Parallax Records da tamamen bu amaca hizmet ediyor.

bstp: Senin için elektronik müziğin anlamı nedir? Makine odaklı bir müzik mi?

Klein: Elektro bana göre dört kelimeyle: “Futuristic Machine Driven Funk”

bstp: Röportajlarının birinde “Kısa zaman içinde dünyayı yok edebilecek güce sahip bir bas makinesi yaratıp dünyayı ele geçireceğim.” demişsin. Hala kafanda böyle bir planın var mı?

Klein: Tabii ki. Hala bu makineyi yaratma aşamasındayım ve bittiğinde herkes korkmaya hazır olsun!

bstp: Korku filmi fanatiği olduğuna göre kafanda korkunç bir plan olmalı. Peki korku filmleri arasında özellikle bir tercihin var mı?

Klein: Genellikle akıllıca kurgulanmış korku filmlerini tercih ederim ama bezen klişe olanlardan da çok iyi sample’lar toplanabiliyor. Bu yüzden onları da kaçırmamaya çalışıyorum.

bstp: Bilimkurgu merakın göz önünde bulundurulsa, gelecekte nasıl bir dünya hayal ediyorsun?

Klein: Işınlanma fena olmazdı. Barda takılırken bir anda sıkılıp hiç yol sıkıntısı çekmeden evde sızabilmek iyi olurdu herhalde.

bstp: En sevdiğin bilimkurgu yazarını da sormak gerekir tabii.

Klein: Kesinlikle Frank Herbert. Hatta sadece Dune serileri değil, neredeyse yazmış olduğu bütün her şeyi seviyorum.

bstp: Robotlar konusunda çok takıntılı olduğunun farkında mısın?

Klein: Eğer bunu yapmazsam, robotlar beni yok etmeye kalkışabilirler.

bstp: Tabii dikkatli olmak lazım. Senin gibi düşünen bir de Bass Patato var. O da uzaydan gelen bir patates olduğunu ve insanlara “bas”ları yaymaya çalıştığını söylüyor. Sen de kendini Breaking Records’la beraber takılan Dmx Krew ve tayfasına yakın mı görüyorsun, yoksa kafanda başka isimler mi var?

Klein: Benim gibi takılan insanların olması gayet normal ama ben açıkçası kendimi Dynamix II’ye yakın buluyorum. O beni müzik yapmaya doğru ateşleyen ve bana ilk “break”i veren isim oldu. Ama Breaking Records’ta tanıdığım insanlarla da aramda çok iyi bir etkileşim olduğunu itiraf etmeliyim.

bstp: Robotlara saygı duyan insanlar için “vocoder” büyük bir devrim yaratmış olmalı. Sen de bazen vocoder’ın çok fazla kullanılıp artık klişe hale getirildiğine inanıyor musun?

Klein: Hayır! Vocoder’ın sesine aşığım ve genel bir robot sesi çıkardağına inanmıyorum. Birçok açıdan kullanılabilir olduğuna inanıyorum.

bstp: IBM (Intelligent Bass Machine), Cybernet Systems ve Bass Junkie isimleriyle bir çok parça yaptın. Bunların birbirinden farkı senin için nedir?

Klein: IBM; vocoder ve distortion temelli ve daha çok dünyanın sonunu hissettiriyor. Cybernet Systems; robotlar ve bilim kurgu öğeleri ile dolu. Bass Junkie; retro electro ve miami bass karışımı, ama bir yandan da Cybernet Systems, Final Dream ve Battle Systems’in bütün tarzlarını da içinde taşıyor.

bstp: Şu sıralar neler dinliyorsun?

Klein: Dynamik Bass System, Volsoc, Imatran Voima, Blastroman, Blotnik Brothers.

bstp: Bunlardan herhangi birinin seni çok duygulandırdığı oluyor mu?

Klein: Çok fazla değil aslında. Birçoğunu dinlerken daha çok heyecanlanıyorum ve bir an önce müzik yapmak için işimin başına oturmak istiyorum.

bstp: Müzikal hayatında bir dönüm noktan oldu mu?

Klein: İlk kez Streetsounds’ta Electro 1’i duyduğum an, hayatımın dönüm noktası oldu.

bstp: Çocukken de baslar senin için öncelikli miydi?

Klein: Yaklaşık 13 yaşındayken elektronik müzik dinlemeye başladım. Ama 13 yaşından önce The Specials, The Beat, Bad Manners, The Selecter ve Madness gibi İngiliz Ska gruplarını da dinlediğim oldu.

bstp: Yaptığın müzik ilginç, dolayısıyla performanslarında da başına tuhaf şeyler geliyor olmalı.

Klein: Tuhaf! Hem de nasıl! Yaklaşık bir saat boyunca MPC, Synth ve Vocoder’a yapışıp kalıyorum. Söylecek daha fazla bir şey yok sanırım. Yakın zamanda web sitem www.bassjunkie.com’u güncelleyeceğim. O zaman isteyenler Stereolize Electro Bass Festival 2004’teki Robot Movement performansımın videosunu indirebilirler.

bstp: Nasıl bir yerde çalıyor olmayı hayal ederdin?

Klein: Henüz böyle bir şeyi hayal etmedim. Ama yine de genel olarak açık mekanları tercih ediyorum. Belki karanlık bir ormanın ortasında çalmak nefis olabilirdi.


blog comments powered by Disqus
Comments