Kendimi bazen hayat tarafından felaket halde köşeye sıkıştırılmış hisssediyorum.
Eskiden nobel falan alacağını sanma hallerine girmiş yürüyordum. Felaket halde sınırlarımı zorladığımı zannettiğim kaba bir egosantrik dönemden geçiyordum. Sonra sonra, nefis insanlarla tanıştıkça ya da uzaktan gözledikçe aslında umduğum kadar da doğru bir yerde olmadığımı, disiplinlilik konusundaki yetersizliklerimi farkettim. Ama yılmadım elbette, bu beni tek bir şeye odaklanmaya doğru itti. Zevklerimin dışında, aslında iyi olduğum ama disiplinli olarak sürdürmek istediğim birşey olmalıydı.
Sıkıntı yaptım, rozet yaptım, çanta yaptım, resim yaptım, yazı yazdım, bir şirkette yönetici olarak çalışmaya başladım, haftasonları djlik yaptım, web sitesi yaptım, kağıt animasyon yaptım, hikaye yazdım…. yine de olmuyor, olmuyordu. Sanki yapmam gereken duvarların üzerine projeksiyonla dünyada fizikçilerin bir türlü bulamadığı yeni bir enerjinin ismini yazdırmak, apollo ile uçmam, dokunmatik ekranların da dışına çıkmak, 5yüz bilim adamıyla aynı masada şuh kahkahalar atmak, ted talks’a konuşmacı olarak katılmak, sevdiğim herbir ingiliz dj’in stüdyosuna girmek mi? Bazen kendinizden bekledikleriniz karşısında siz de şaşırmıyor musunuz?

Kendimi bazen hayat tarafından felaket halde köşeye sıkıştırılmış hisssediyorum.

Eskiden nobel falan alacağını sanma hallerine girmiş yürüyordum. Felaket halde sınırlarımı zorladığımı zannettiğim kaba bir egosantrik dönemden geçiyordum. Sonra sonra, nefis insanlarla tanıştıkça ya da uzaktan gözledikçe aslında umduğum kadar da doğru bir yerde olmadığımı, disiplinlilik konusundaki yetersizliklerimi farkettim. Ama yılmadım elbette, bu beni tek bir şeye odaklanmaya doğru itti. Zevklerimin dışında, aslında iyi olduğum ama disiplinli olarak sürdürmek istediğim birşey olmalıydı.

Sıkıntı yaptım, rozet yaptım, çanta yaptım, resim yaptım, yazı yazdım, bir şirkette yönetici olarak çalışmaya başladım, haftasonları djlik yaptım, web sitesi yaptım, kağıt animasyon yaptım, hikaye yazdım…. yine de olmuyor, olmuyordu. Sanki yapmam gereken duvarların üzerine projeksiyonla dünyada fizikçilerin bir türlü bulamadığı yeni bir enerjinin ismini yazdırmak, apollo ile uçmam, dokunmatik ekranların da dışına çıkmak, 5yüz bilim adamıyla aynı masada şuh kahkahalar atmak, ted talks’a konuşmacı olarak katılmak, sevdiğim herbir ingiliz dj’in stüdyosuna girmek mi? Bazen kendinizden bekledikleriniz karşısında siz de şaşırmıyor musunuz?

blog comments powered by Disqus
Comments